19 Ekim 2019

Masa Lambası Olmanın Zorlukları

Kategori: Yazılar

Fatma Albayrak

Masa Lambası Olmanın Zorlukları

Kendim olmak istemediğim bir gün, başka kim olabilirim diye düşünmeye başladım. Aklıma ilk ‘tepsi’ geldi. Mutfakta, musluğun arkasında durup, ait olduğum ailenin en tatlı sohbetlerine şahit olmak istedim. Ayrıca en hijyenik ve temiz bölümünde de bulunmuş olurdum evin. Hep mis gibi yemek kokardı… Fakat üstüme çorba dökülebilirdi değil mi? Bir de bulaşık makinesi fazlasıyla korkunç geliyordu kulağa. İçinde neler neler oluyordu Allah bilir…

Belki de kalorifer olmalıydım. Kışın sırtımı yaslayıp en huzurlu anlarımı yanında geçirdiğim şeydi o çünkü. Sıcacık… Üst komşular yüzünden akordu bozuk bir gitar gibi ses çıkartsam da, evin kedisi yanımdan ayrılmazdı.

Bu seçeneği bir kenara not ettim.

Peki ya pencere olsaydım? Kara ve yağmura en yakın kişi olurdum ne güzel. Tüm manzaraları HD izlerdim. Tabii… binaya bakmıyorsam. Çünkü gerçekten karşıdaki yaşlı teyzenin otuz yedi saat aralıksız televizyon izlemesini seyretmek pek de keyif verici olmazdı. “Riskli…” dedim. “Riskli.”

Aklıma ‘K’ geldi. K mi olsaydım acaba… Evet evet harf olan K. Yani A gibi herkesin tanıyıp hayran olduğu tip değil. B gibi zeki ve egolu da değil… Ğ gibi artist, Ö ve Ü gibi sadece Türk vatandaşı da değil. Sakin ve kendi halinde takılan K… Sevdiğim kelimelerin başında olmak beni mutlu ederdi. Mesela kitap, kedi, köpek, köpük, kartonpiyer, karbonmonoksit, kardiyoskleroz…

Nerede kalmıştık?

Unuttum… neyse.

Masa lambası! MASA LAMBASI! Jane Austen’ın masa lambası olmak harika olmaz mıydı? Yazdığı her şeye ilk ben şahit olurdum ve kimseye söylemediği düşüncelerini bilirdim. Günlüğüne aldığı notlar benim ışığımın altında olurdu. Tek başına kaldığı her an yanında parlardım. Tamam… o dönemde şimdiki gibi lambalar yoktu biliyorum… ama az önce harf olmaktan bahsettim. Sınırları zorlayıp yok edelim, tamam mı?

Yeni bir fikrim var… Oscar olmak. Ödül olan. Böylelikle beni sadece çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok parası olan insanlar görebilirdi. Baya fiyakalı iş ha? Neyse ki daha Lidyalıların kölesi olmadım. Hala kelebekleri falan beğeniyorum. O yüzden… bu seçenek elendi. Dannn!

Ağaç olmak isterdim ama ormanda sizi kimse fark etmiyor. Sadece fotosentez yapamam, bir vasfım olmalı. Flüt çalan ağaç, step dansı yapan ağaç ya da kalp ameliyatı yapan ağaç olmak isterim. Aksi takdirde, bunu kabul edemem. Ayrıca yapraklarım arasında gezen canlılar olsun istemiyorum. Onları düzenlemek için o kadar uğraşayım ve gelip bir ağaçkakan beynime vursun öyle mi? Hayır, gerek yok!

Etrafımdaki eşyalara göz gezdirdim. Hepsinin hayatında mutlaka bir zorluk vardı. Özür dilerim sandalye, özür dilerim süzgeç… Sanırım ben olmaktan başka çarem yok. Yine de bir gün Mona Lisa tablosu kendisi olmaktan bıkarsa, seve seve Louvre’a giderim.

Bir yorum yapın

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz.